Teknik Bilgiler

Kameralar Hakkında Genel Bilgi

Kameraların özelliklerini daha iyi anlama, ve çalışma prensipleri hakkında bilgi edinmeniz için aşağıdaki yazımızda aydınlatıcı bilgileri bulacaksınız.Aşağıda sadece CCD kameralar konusu ele alınacaktır. Güvenlik sistemlerinde büyük oranda CCD kameralar kullanılmaktadır.
 
Kamera Sensörleri:CCD İngilizcide Charged Coupled Device (Çift Geçirgenli Aygıt) ın kısaltmasıdır.Işığa duyarlı binlerce foto diyot (Photodiode) tan oluşan Küçük düz bir ekran dır. Her bir foto diyot ışığın üzerine düşmesiyle bir gerilim üretir. Eğer foto diyotta herhangi bir gerilim yok ise üzerine ışık düşmediğini ve bu alanın siyah olacağını söyleyebiliriz. Üretilen gerilim ışık şiddetinin büyüklüğüne göre oluşur. Işık şiddeti büyüdüğünde her bir foto diyotun ürettiği gerilimde otomatik olarak büyür. Maksimum ışık şiddetinde üretilin gerilimin maksimum değeride beyaz alan olarak tanımlanır. Farklı Işık aralığı ve oluşacak geriliminde farklı aralıklarına sebep olur. Bu gerilim aralığı gri /gölgeli alanları oluşturur. Renkli CCD kameralarda ise chrominance sinyal ışığın renklerini algılar. Renkli bir kameraya tek renkli bir ışık verilirse chrominance bilgisi işletilemez. Renkli Kameralarda Y/C çıkışı mevcuttur.CCD Sensörlerin ışık miktarı aralıkları limitlidir. Bu limitler kameraların ortama göre seçilmesini zorunlu kılar.

Video sinyalinin alan genişliği CCD tarafından oluşturulur. CCD tarafından üretilen video sinyali monitörde her defasında alanın 1/2 sinde gösterilir. Örnek olarak 625 satırdan oluşmuş bir görüntü , birinci defada 312 (1/2) ikinci periyotta 312(1/2) olarak toplamda 625 satır monitörde görünecektir. Bu kameranın 2:1 interlaced resim özelliği olarak bilinir. Bu 625 satır iki interlaced alanın oluşturduğu frame(çerçeve) olarak bilinir. CCD üzerindeki foto diyotlar tarafından üretilen gerilim en alt seviyeden en üst seviyeye ölçümü de Peak to Peak değeri olarak bilinir. Bu değer CCD nin üretildiği yarı iletken maddeye göre değişir. ışık kaynağının oluşturduğu gerilim 0.3 Volttan 1 Volta kadar değişiyorsa P/P (peak to peak) 0.7V olarak tanımlanır. Bu gerilim değişimi kompozit vidyo sinyal olarak bilinir. Kompozit sinyal denmesinin sebebi, senkronizasyon ve ışık bilgisi aynı sinyal içerisindedir.

625 sadece CCD sensörün saniyede 625 defa tarandığını gösterir. Çözünürlük ise CCD sensör üzerindeki piksel sayısıyla ölçülür.Bir kamera hakkında bilgi sahibi olmanız için bir spesifikasyonu bilmeniz gerekir. Bunların İngilizce Türkçe karşılıklarını aşağıda bulacaksınız.

Sesnsitivity : Işık Hassasiyeti 
Signal to noise ratio : Sinyal/gürültü oranı 
Automatic Gain Control : Otomatik Kazanç Kontrolü 
Resulation : Çözünürlük

 
Sesnsitivity ( Işık Hassasiyeti)Bir çok uygulama alanında önemli olmamasına rağmen en çok bilinen kamera özelliklerinden biri hassasiyettir. Işık hassasiyeti CCD üzerine düşen ışık miktarının ne kadarının algılandığını lüks (lux) olarak gösterir. Kamera üreticilerin en düşük ışık algılama seviyesi olan CCD üretiminde çok çetin rekabeti vardır.
 
Signal to noise ratio ( Sinyal/gürültü oranı )Aşağıdaki tabloda video sinyalinin kazanç ve gürültü oranlarını görmektesiniz.Bir video sinyalinde gürültü gerçek sinyalde çevre şartları ve CCD teknolojisinin limitleri ile alakalı olarak istenmeyen sinyaller bulunur.S/n oranı desibel (decibel) olarak tanımlanır. Ama bu kazanç değildir sadece gerçek sinyalle gürültü sinyalinin oranıdır.

Bu tabloda 40db kazanca sahip bir kameranın s/n oranının 100:1 olduğunu görmektesiniz. Bunun manası sinyal 1/100 oranında gürültü içermekte demektir. Kazanç 20db ise sinyalin %10 oranında gürültü içerdiği şeklinde anlaşılır.

Aşağıda tablo oranlar ve alabileceğiniz kaliteli sinyalleri konusunda fikir vermektedir.

 
Automatic Gain Control ( Otomatik Kazanç Kontrolü)Farklı seviyelerdeki ışık CCD sensörün üstüne düştüğünde oluşacak video sinyalini optimum seviyede tutmak için bu seviyenin sürekli ayarlanması gerekir. AGC fonksiyonu video sinyalini değişen ışık şiddetlerinden etkilendirmeden sürekli istenilen seviyede kalmasını sağlar. Video sinyalinin arttırılması esnasında , sinyale bir miktar gürültü eklenir bu eklenen gürültü ve sinyal seviyesinin arttırılması s/n oranı olarak bilinir. Video sinyali seviyesi arttırılmadan verildiği zaman (AGC fonksiyonu etkin olmadığında) görüntü değişen ışık şiddetlerinde bozulacaktır.
 
Resulation (Çözünürlük)Yatay çözünürlük CCD sensörün üzerindeki bir uçtan diğer uca bulunan transiztörlerin miktarı hakkında bilgi verir.Bu parametre CCD sensör üzerinde kaç adet piksel (görüntü algılama aygıtları) in olduğu ve kamera bordunun bant genişliği çözünürlüğün değerini gösterir. Tipik bir kamera 350 TVL (TV line) yatay çözünürlüğe sahiptir. Yüksek çözünürlüklü bir kamera 450 TVL den daha fazla satır sayısına sahiptir.Renkli kameralarda farklı olarak chrominance ve luminance sinyal ayrılır. Bu Y/C sinyali ayrılmış sinyal olarak bilinir. İki adet Koaksiyel kablo kullanılır. Tipik bir kameranın çözünürlüğü 500TVL dir.
 
SİYAH BEYAZ VEYA RENKLİ KAMERAİnsan gözü renkli görüntüleri çok daha iyi seçer ve hatırlar. Kahverengi göz, kırmızı gömlek, mavi kot dediğimizde bir nesnenin görüntüsünü çok daha iyi hayal edebiliriz. Siyah beyaz kameralar daha çok gece düşük ışık olduğu durumlarda daha kullanışlıdır. Ayrıca siyah Beyaz Kameralarda Infra Red (IR) algılaması mevcuttur.(IR illumination). Bu da gece zifiri karanlıkta kullanılabilir net görüntü almamızı sağlar.
 
ANALOG DİJİTAL KAMERALARDaha Önceleri analog kameralar daha sık kullanılırdı. Bu kameralar kaliteli görüntü verebilir , fiyatları da oldukça ucuzdur. Ancak günümüzde üretilen ve çokça kullanılan DSP (Digital Signal Processing) Kameralar daha esnek ve görüntü işleme ve düzeltme özellikleriyle daha kullanışlıdır. DSP CCD sensörün üzerinde bir mikroçiptir veya chip sets olarak adlandırılır.DSP üreticileri iki farklı teknoloji kullanırlar standart ve premium DSP. Standart DSP genellikle çok geniş ışık aralılarında kullanmak için tavsiye edilir. Premium DSP Kameralar daha zengin fonksiyonları vardır. BLC (Backlight compensation) video Motion (hareket algılama) uzaktan ayar yapabilme (remote set-up) serial haberleşme bağlantısı, on screen menü (OSD) gibi fonksiyonlar Premium DSP kameralarda bulunur.

Bazı uygulamalarda standart DSP kameralar kullanılabilir. Fakat gelişmiş özellikler gereken uygulamalarda premium DSP kameraların kullanılması gerekir. DSP teknolojisi CCD sensör 64 eşit bölgeye ayırır. DSP fonksiyonu her bir bölümün ışık seviyesini ayrı ayrı hesaplar ve buna göre görüntü ayarlarını otomatik olarak ayarlar.

DSP fonksiyonu özellikle ışık tutarsızlıklarının çok olduğu alanlarda daha sık kullanılır. Örnek olarak pencereye doğru bakan bir kamera ışığın geldiği bölgeyi aşırı parlak oda içerisindeki cisimleri ise karanlık gösterecektir. DSP fonksiyonu görüntü alanını 64 e bölerek her bir alanı ayrı ayrı ışık şiddetlerine göre düzenler.Aydınlık yerlerin ışık seviyesini düşürür karanlık bölgelerininkini ise arttırır.

 
CCD Çip Boyutu (CCD Chip Size)CCTV kameralarda genellikle camcorder ler için üretilmiş COD chip ler kullanılır. Diyagonal olarak çoğunlukla 1/2″ 1/3″ 1/4 ebatlarında algılama ekranları vardır.1/2″ En yüksek ışık algılama ve çözünürlüğü sahiptir. CCD sensörün alanı büyüdükçe çözünürlük ve ışık algılaması artış sağlar. Daha küçük CCD çip ebatlarına sahip Sensörlerde çözünürlük ve ışık algılama düşecektir. 1/4″ kameralar daha ekonomik , düşük çözünürlüğün kabul edilebileceği uygulamalarda kullanılır.

CCTV El Kitabı

 
Güvenlik personeli ve diğer konularda karar verecek olanlar CCTV için güvenlik amaçlarını analiz etmelidir.CCTV teknolojisindeki gelişmeler sonucunda video ile gözetim, günümüzde mevcut olan en değerli korunma, güvenlik ve yönetim aracı halini almıştır. Mağazalar hırsızları ve dürüst olmayan çalışanları izlemek, asılsız kaza iddialarına karşı kanıt toplamak ve birbirinden yüzlerce kilometre uzaklıkta olabilen mağazalarda sergilenen malları gözetim altında tutmak için CCTV sistemlerinden yararlanmaktadır. İmalatçılar, hükümetler, hastaneler ve üniversiteler ziyaretçilerin ve çalışanların kimliğini tespit etmek, tehlikeli çalışma bölgelerini izlemek, hırsızlığa karşı korunmak ve bina ve park alanlarında güvenliği sağlamak için CCTV sistemleri kullanmaktadır. Teknolojinin mümkün kıldığı ölçüde CCTV sistemleri için yeni kullanım imkanları da doğmaktadır. Korunma ve güvenlik alanındaki faydaları dikkate değerdir.

Ancak, şunu da akılda tutmak gerekir ki CCTV sistemleri kendi başlarına bir koruma sağlamazlar. Sistemi kullanan kişiler onun kapasitesi hakkında bilgi sahibi, kullanımında vasıflı olmalı ve kameraya yakalanan görüntü ve olaylara derhal tepki verebilmelidir. Tüm video sistemlerinde olduğu gibi teçhizat seçimi kullanıcının isteklerine göre belirlenmektedir. Güvenlik personeli ve karar verme yetkisine sahip olan diğer kişiler teçhizat satın almadan ve kurmadan önce amaçlarını ve CCTV sistemlerin tesisi edileceği ortamları analiz etmelidir. Ayrıca, neyi hedeflediklerini bilmelidirler : geniş alanları (oto parklar) mı, yakın görüntüleri mi (otomobil plâkaları), hareketsiz görüntüler mi (garaj kapıları), hareketli görüntüler mi (hareket halindeki taşıt araçları), sürekli video kaydı mı yoksa sadece belirli zamanlarda ya da alarm durumunda mı kayıt gerektiği konusunda karar vermelidirler.

CCTV sistemlerinin belli başlı kullanım alanları arasında şunlar bulunmaktadır.

Güvenlik Alanındaki Uygulamalar:* Satış yapılan alanın, büroların, bina çevresinin, depoların, yükleme bölgelerinin ve oto park garajlarının açıkça izlenmesi suretiyle hırsızlık ve şiddet olaylarının gözlemlenmesi ve kaydedilmesi. 
* Çok sık kullanılmayan hassas alanların (örneğin, gizli kayıtlar, kasalar, vb.) izlenmesi. 
* Veznelerde hırsızlıkların önlenmesi maksadıyla satış noktasındaki istisnai alanların (yazar kasalarda boşlukların, yığılmaların vb.) izlenmesi. 
* Mağazalarda hırsızlık olaylarının gözlemlenmesi ve kaydedilmesi. 
* Hareketli kamera ile pan-tilt ve zoom fonksiyonları programlanarak “devriye” sistemi uygulaması.
* Gizli gözetim uygulanması (hukuken uygulanabilir alanlarda). 
* Bina ve müştemilatına giren ve çıkan kimselerin izlenmesi suretiyle erişimi kontrol altında tutulan yerlerde kontrol sistemleriyle bütünleşik uygulama imkanı.
 
İş Güvenliği Alanındaki Uygulamalar:* Operatörlere hayati ya da sağlık açısından tehlike arz eden ortamlarda (örneğin tehlikeli maddelerin, kimyasal toksinlerin, vb. bulunduğu yerler) iş sahasını görme imkanı sağlamak. 
* Muhtemel kaza alanlarının izlenmesi. 
* Eğitim kurumlarında öğrencilerin ve öğretim kadrosunun güvenliğinin sağlanması amacıyla salon ve koridorların, ortak kullanım alanlarının ya da yüksek risk alanlarının izlenmesi. 
* Güvenlik görevlilerine, polise, itfaiyeye ya da acil sağlık personeline zamanında haber verilmesini sağlayarak bazı kazalarda zarar ve hasarın azaltılması.
 
Yönetim Aracı Olarak:* Personelin eğitimi, raflardaki stokların kontrol edilmesi ve satış alanının, üretim hattının, vb. İzlenmesi. 
* Personelin, müşterilerin ve ziyaretçilerin korunması hususunda yönetimin hassasiyetinin gösterilmesi ve muhtemel olumsuz izlenimlerin ve davaların önlenmesi ya da azaltılması. 
* Video görüntülerinin manyetik bantlara ya da sabit diske kaydedilerek olayların kaydedilmesi. Bu bilgi incelenebilir ve daha sonra suçluları yargılanması sırasında delil olarak veya eğitici maksatla kullanılabilir. 
CCTV sistemlerinin “sessiz tanıklığı” erişim kontrolü, varlıkların izlenmesi, yangın ihbar sistemler, ve diğer can güvenliği ve genel güvenlik tedbirleri ile bütünlük içinde bir biçimde kullanıldığında ek bir avantaj daha sağlamaktadır : bu sistemlerin insanlar ve mal varlığı üzerindeki etkilerinin görülebilme ve gözden geçirilme imkanı.
 
CCTV Genel Bir Bakış
 
 
CCTV sistemleri basit ya da karmaşık olabilir, ancak temel olarak gereken unsurlar aynıdır.Çocukluğumuzda pek çoğumuz her biri ötekinden çok az farklı olan resimler yapıp onları bir araya getirmişizdir. Sayfalar hızla çevrildiğinde resimlerdeki şekil hareket eder gibi görünmektedir. Bu örnekte de görüldüğü gibi bir dizi halindeki resimler gözlerimizin önünden ard arda hızla geçirildiğinde beyin bunu gerçek zamanı bir hareket olarak algılar. Bir CCTV sistemi de (kamera tarafından) okunan, aktarılan (iletilen) ve sonra da (monitör tarafından) gösterilen bir dizi resimden (görüntüden) oluşmaktadır. Bu ilke anlaşıldığında tek tek resim ya da görüntülerin elektronik olarak bir yerden diğerine nasıl gönderildiğini ve videonun bir çok farklı kameradan nasıl bir “enstantaneyi” yakaladığını anlamak daha kolay olacaktır.
 
Tüm CCTV sistemlerinin ortak özellikleri şunlardır:Işığın yansıtılması . Resim kalitesinin iyi olması için alandaki ışıklandırma, ister doğal ister yapay ışık ya da her ikisi birden olsun, yeterli düzeyde olmalıdır.

Kamera ve lensler. Kamera/ lens kombinasyonu çevresel faktörlere, maliyete ve/ veya kuruluşun CCTV sistemine ilişkin amaçlarına göre farklılık gösterir.

Tek video iletim yöntemi. Video sinyalleri kameradan monitöre gönderilir. Maliyete, istenilen görüntü kalitesine ve ortama bağlı olarak değişen bir kaç farklı yöntem mevcuttur.

Monitörler . Monitörler video sinyallerini resme dönüştürürler.

CCTV sistemleri yıllar boyunca güvenlik piyasasında önemli bir rol üstlenmiştir. Geleneksel olarak, bu sistemler güvenlik personeli tarafından izlenen bu işe tahsis edilmiş bir monitöre sinyaller gönderen kabloyla bağlı kameralardan oluşmuştur.

Yeni teknolojilerin uygulamaya konulmasıyla birlikte video gözetim sistemleri için yeni tasarım kavramları ve entegrasyon imkanları doğmuştur. Son 10 yıl içinde mikroişlemciler, CCD kameraları, video sinyal iletim yöntemleri ve matrix seçicideki gelişmeler eski, geleneksel sistemlerin sınırlılıklarını ortadan kaldırmıştır. Günümüzde, eskiye göre kabloyla ulaşılamayacak denli çok uzak alanları izlemek, videoyu hareket görünen bir alana çevirmek ve 16 kameradan tek bir video kayıt cihazına kayıt yapmak mümkün olmaktadır.

Yeni uygulamaya konulan ürün ve cihazlar, müşterilerin de bir video yönetim sisteminin uygulanmasından doğabilecek sorumlulukları anlamış olmalarını gerekli kılmaktadır. Kuruluş, kapalı devre televizyon sistemi ila bağlantılı olan işletim parametrelerinin (görüntüler, kalıplar, dome alarmları, faaliyetler, vb.) yönetsel kontrollerin ayarlanmasından sorumlu olacak bir kişi -bir sistem yöneticisi – tayin edebilir. Sistem yöneticisinin, kuruluşun güvenlik ve korunma amaçlarına yardımcı olacak CCTV politikalarının ve iç prosedürlerin geliştirilmesinde yönetici ekiple birlikte çalışması gerekmektedir.

Son olarak, bir CCTV sistemi kurmayı planlayan kuruluşlar çalışanlarına bunun amaçları hakkında eğitim sağlamalıdır. Yönetim şirketin, şirkete ait varlıları koruma, çalışanları koruma ve güvenli bir iş ortamı sağlama arzusunu açıklamalıdır. Çalışanlar yaralarını anladıkları zaman CCTV sistemini kabul edeceklerdir.

Bir CCTV sisteminin tesis edilmesi sırasında bir çok şeyi dikkate almak gerekir. Aşağıda belirtilen unsurların her biri bu anlayışa yardımcı olmaktadır:

1. Görüntü ve ışık
2. Kamera 
3. Lensler 
4. Görüntü iletim yöntemleri 
5. Monitör 
6. Çevre donanımı

Görüntü ve Işık

Görüntü izlenecek olan nesne ya da alanı ve bunların içinde bulunduğu tüm ortamı ifade eder. CCTV sisteminde en önemli faktörlerden biri de görüntüdeki yansıyan ışık türüdür. Çünkü, kamera bir görüntüdeki nesnelerden kelimenin tam anlamıyla çarparak sıçrayan ve yansıyan ışığı “görür.”

Bir görüntüde genellikle ışığı farklı derecelerde yansıtan farklı renkler, yüzeyler ve maddeler bulunur. Uygun teçhizatı seçerken kamera lenslerine gelecek olan asgari ışık seviyesini (gece ya da gündüz) belirlemek gereklidir. Bu “mevcut” ışık resim netliğinden odağa kadar her şeyi etkileyecektir.

Bir alan doğal ya da yapay ışık kaynaklarıyla aydınlatılabilir. Doğal kaynaklar arasında güneş, ay ve yıldızlar sayılabilir. Yapay ışık kaynakları arasında ise akkor sodyum, flüoresan, kızıl ötesi ve diğer insan yapımı ışıklar sayılabilir. CCTV güvenlik uygulamalarında kural şudur : ışık ne kadar iyiyse resim de o kadar iyidir.

Renkli ve Siyah Beyaz

Renkli kameralar monokrom (siyah beyaz) kameralardan daha yüksek düzeyde ışıklandırma gerektirirler. Renkli kameralar daha pahalı olmakla birlikte teknoloji ve tasarım alanındaki gelişmeler renkli ve siyah beyaz video gözetim cihazları arasındaki maliyet farkını büyük ölçüde azaltmıştır. Bunun sonucunda renkli kameraların kullanımı daha çok artmıştır.

Renkli sistemler siyah beyaz sistemlerden daha doğal, daha zengin bir görüntü oluştururlar ve operatörün ilgisini uzun bir süre devam ettirmesini sağlayabilirler. Ayrıca, cisimleri tanınması da daha kolay olur. Örneğin, renkli bir sistemde izleyen kişi kırmızı bir arabayı yeşil bir arabadan kolaylıkla ayırt edilebilir, oysa siyah beyaz bir sistemde her iki araba da benzer bir gri tonda görünecektir. Satış yerlerindeki uygulamalarda da renkli sistemler personelin hırsızları ve üzerlerindeki giysileri daha kolay ve daha etkin biçimde belirlemesine yardımcı olabilir. Renk kesinliği özellikle kumar oynatılan casinolarda çok önemlidir. Buralarda siyah bir fişle kırmızı bir fiş arasında ayrım yapabilmek demek yüzlerce dolar demektir.

Renkli kameraların kullanımı giderek daha artmakla birlikte siyah beyaz kameralar da hala kendilerine özgü bazı avantajlar sunmaya devam etmektedir. Siyah beyaz kameralar renkli kameralardan daha ucuz ve çok az ışık bulunan ortamlar içim daha elverişlidir. Ayrıca, uzun mesafeden iletim süresi siyah beyaz kameralarda renkli kameralarda olduğundan daha kısadır.

Işığın az olduğu durumlarda iyi görüntü yakalayabilme yeteneği hem siyah beyaz hem de renkli kameraların maliyetini yükseltmektedir. Kuruluşlar kamera satın almadan önce ışıklandırma maliyeti ile kamera maliyeti arasındaki dengeyi iyi hesaplamalıdır. Daha pahalı olan düşük ışıkta çalışabilen bir kameranın bir oto park sahasında ışıkları arttırmaya nazaran daha düşük maliyetli olması da muhtemeldir.

Kameralar bir lens tarafından yakalanan görünür alanı elektronik sinyale dönüştürür ve bu sinyali bir monitöre aktararak görülmesini sağlarlar. Bir video sisteminde uygun kamera ve lens seçimi sırasında bazı hususlar dikkate alınmalıdır:

* Video sisteminin amacı (kontrol, inceleme, kimlik belirleme). 
* Uygulamaya göre ihtiyaç duyulan kameranın genel hassasiyeti. 
* Sahnede mevcut ışık miktarı ve derecesi. 
* Kameranın çalışacağı ortam (iç ya da dış mekanlar). 
* Uygulama için gerekli olan görüş alanı. 
* Lens. 
* Maliyet.

Tüp ve CCD KAMERALAR

Onyıllar boyunca tüp kameralar eldeki tek güvenlik kamerasıydı. Hala kullanımda olmakla birlikte tüp kameralar şok ve titreşim karşısında yetersiz kalmaktadır. Büyüklükleri nedeniyle kolayca gizlenememektedirler ve zaman geçtikçe tüpleri yanmakta ya da görüntü tüpe yanmış olarak girmektedir. Ayrıca, tüpler pahalıdır ve entegre devreler kadar güvenilir değildir.

Bugün, hemen hemen her video güvenlik kamerasında görüntü yakalama için CCD kameralar (entegre devre ya da çip) kullanılmaktadır. Bu kameralar “görüntüleyici” mercekler tarafından yakalanan ışığı bir resme dönüştürür. CCD kameralar daha yüksek kontrasta ve daha iyi çözünürlüğe sahip resimler oluşturarak görüntü oluşturulmasını güçlendirir ve geliştirirler.CCD kameralar daha hafif, daha küçük, daha hassas ve çok daha dayanıklıdır. Ayrıca, tüp kameralardan daha canlı renkler üretirler.

İster CCD ister tüp olsun, kamera performansı büyük ölçüde sahneden yansıtılan ışığa ve kameranın görüntüleyicine bağlıdır. Yansıtılan ışık miktarı görüntüleyicideki duyarı maddeyi harekete geçirecek düzeyde yeterli olmalı ve belirli bir kamera satın alınmadan ve tesisi edilmeden önce bu bilinmelidir. Sahnede mevcut ışık seviyesini ölçmek için bir ışık ölçer yeterli olacaktır.

Mevcut ışık düzeyinin önemli ölçüde değişiklikler gösterdiği yerlerde otomatik iris kontrolünü haiz kameralar görüntü kalitesinin arttırılmasına yardımcı olur. Otomatik iris kontrolü kameraların merceklerden geçen ışık miktarına göre irislerin otomatik olarak açılmasını ya da kapanmasını sağlar. Örneğin, parlak, güneşli bir günde otomatik irisli bir kamera kamera görüntüleyiciye fazla ışık gelmesini önlemek için irisi kısacaktır. Gece ise kamera daha fazla ışık gelmesini sağlamak için irisi açacaktır. Otomatik iris kontrolü bulunan kameralar yapay ışıklandırma uygulanan içi mekânlar gibi küçük ışık değişikliklerinin olduğu yerlerde tatbik edilmelidir.

Kameralar 1, 2/3, 1/2, 1/3 ya da ¼ gibi çeşitli formatlarda olabilir. Bu ölçüler kamera görüntüleyicisinin genel olarak kullanılabilir olan büyüklüğünü gösterir. Genelde, kameranın formatı mercek formatına uygun olmalıdır. Örneğin, yarım inçlik bir kamerada yarım inç mercekler uygulanmalıdır. Günümüzde, tasarımdaki gelişmeler sayesinde daha küçük formatlarda yüksek kaliteli görüntüler elde etmek mümkün olmaktadır.

Sabit ya da PTZ Kameralar

CCTV kameraları sabit olabileceği gibi hareketli de (PZT) olabilirler. Sabit kameralar sabit bir zemin üzerine monte edilirler ve operatörün komutlarıyla hareket ettirilmeleri mümkün değildir. PTZ kameralar ise motorla hareket ettirilir ve sağa, sola, yukarı aşağı hareket edebilir ya da yakın veya uzak çekim için zoom yapabilir.

Bir kameranın muhafazası kamera ve merceklerini dışarıdan verilecek zararlardan ve çevre koşullarından korur. Ayrıca, kamera tesisatının görünümüne katkıda bulunur ve teçhizatın göze çarpmasını önler. Tüm dış mekan kameralarında şu ya da bu tür bir muhafaza gereklidir. Ulusal Elektrik İmalatçıları Birliği (NEMA) kamera muhafazalarını çevre koşullarına dayanıklılıklarına göre derecelendirmektedir. Soğuk, sıcak, toz, kir ya da diğer çevre zararlarından korunmak kameradan optimum performans alabilmek ve kullanım ömrünün uzun olması için zorunludur.

Dome Kameralar

Bir çok PTZ kameralar dome adı verilen koyu renkli Pleksiglas muhafazalar içinde saklanmaktadır. Dome kameralar hemen hemen her mağazada ve bir çok sınai ve ticari kuruluşta, hastanede, okul ve resmi binada uygulanmaktadır. Bu tip kameralar estetiğe önem verilen yerlerde özellikle rağbet görmektedir.

Dome kameraların başlıca üç avantajı vardır:

1. Caydırıcılık – Dome kameralar şüpheli şahısların kameraların nerede bulunduğunu anlamasını hemen hemen tümüyle imkansız hale getirmektedir. Suç işlemeyi düşünen şahıslar kamera gözetimi altında olup olmadıklarını bu sayede anlayamamaktadır.
2. Ekonomi – kamera, mercek ve hareket ettirici birime haiz dome kameralar aynı görüntüde ama içi boş süslemelerle gizlenebilmektedir. Sonuçta çok daha az maliyetler görünürde daha fazla kamera denetimi intibaı verilebilmektedir. 
3. Estetik görünüm – Açıkta bulunan bir kamera, mercek, hareket ettirme – kaydırma ünitesi ve bunlara bağlanan teller göze hitap etmemektedir. Bir dome kamera daha estetik olmakta ve işyeri ya da büro ortamının iç tasarımına ters düşmemektedir.

Bir dome kamera dome etrafına cilalı ya da buzlu bir cam avize yerleştirmek suretiyle daha da gizlenebilir. Bu yapıldığı takdirde, avize bir güneş gözlüğü işlevi görmekte ve merceğe ulaşan ışık miktarını azaltarak kamera tarafından yakalanan renk netliğini etkilemektedir.

Mercekler (LENSLER)

Mercekler bir CCTV sistemin tasarımında önemli bir rol oynamaktadır. Merceklerin temel işlevi bir alandan yansıyan ışığı toplamak ve kameranın görüntüleyici ünitesinde net, berrak bir görüntü odaklamaktır. Genellikle, bir mercekten geçen ışık ne kadar fazlaysa resim kalitesi de o kadar yüksek olmaktadır.

Mercek seçimi özelikle çok önemlidir, çünkü görüntüleyicide oluşacak olan resmin boyutunu, şeklini ve netliğini doğrudan etkilemektedir. Alana olan mesafe, odak uzaklığı, arzulanan görüş alanı, ışıklandırma ve format gibi faktörlerde kamera görüntüleyicisi üzerindeki görüntünün boyutunu ve netliğini etkilemektedir.

Görüş Alanı

Görüş alanı belirli bir mercek tarafından oluşturulan resim boyutu (en ve boy), kamera görüntüleyici boyutu ve nesneye olan mesafenin bileşimidir. Eğer, görüş alanı uygun değilse görüş alanını arttırmak azaltmak için farklı bir mercek (örneğin geniş açılı mercek, tele, vb.) kullanmanız gerekebilir. İstenilen bir görüş alanı oluşturmak için gerekli olan uygun görüntüleyici boyutu, mercek ve mesafe bileşimlerini hesaplamakta kullanılan tablolar mevcuttur.

Kamera mercekleri temel olarak iki türe ayrılabilir : sabit odaklı mercekler ve değişken odaklı mercekler (ya da zoom mercekleri). Sabit odaklı bir mercek sabit odak uzaklığına, sahiptir, değişken odaklı bir mercek ise odak uzaklığını değiştirebilir. Odak uzaklığı merceğin optik merkezînden merceğin arkasında bulunan bir odak noktasına olan uzaklıktır. Bu uzaklık mercek üzerinde (milimetre cinsinden) yazılıdır ve mercek tarafından oluşturulan görüş alanını ifade eder.

Sabit odaklı merceklerin geniş, orta ve dar görüş alanı bulunan tipleri mevcuttur. “Normal” odak uzunluğuna sahip bir mercek insan gözü tarafından oluşturulan görüş alanını yakınlaştıran bir resim üretir. Geniş açılı bir mercek kısa bir odak uzaklığına sahiptir, bir telefoto mercek ise uzun bir odak uzaklığına sahiptir. Belirli bir görüş alanı için sabit bir mercek.

Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published.

top